neyi değiştirmek istiyorum?

Hiç yorum yok

tasarım sürecinin eline kalemi alıp çizmeden geçen bir dönemi var bence.sanırım bu dönemi yaşıyorum.bu dönemi kendimi sorgulayarak ve gözlemleyerek geçiriyorum.değiştirmem gereken bir şeyler var sanırım.

hayata gelir gelmez doğmamıza yardımcı olan kişinin ellerini hissediyoruz.bizi tartan bir el,bize zemin oluşturuyor.sanırım hissettiğimiz ilk yüzey bu olmalı.devamında sürekli algıları açık,her şeyi öğrenmek isteyen merak eden,sürekli etrafına bakan bir çocukluk dönemi.bu sırada kullandığımız yüzeylerin farkındayız artık.oyuncakları koyduğumuz bir sepet,evcilik oynanılan bir zemin,yemek yenilen bir masa,oturulan yerler...çocukluğumuz sırasında kullandığımız yüzeylerin daha çok farkında ve etkisi altındayız bence.tabi ki burada işin içine farklı kültürlerde girmekte ama şimdilik kendimden yola çıksam kafamda zar zor topladığım konu bütünlüğünü korumuş olurum.mimarı yapıların en çok bir çocuğu etkiliyebileceğini düşünüyorum.kendimden bir örnek verirsem, ulus (ankara), ankarayı değiştiren ona yeni bir yüz kazandırmaya çalışan plancıların başlangıç noktasıdır.detaylı bir araştırma döneminden geçmiş,üzerinde kafa yorulumuş bir planının ürünüdür.çocukluğumdan beri ulus un anlatılmaz bir yeri vardır kafamda.iyi veya kötü,anlamlı yada anlamsız bunu kestirmek çok kolay değil fakat ulus un verdiği bir mesaj vardır (şu anda çok azalsada).bu mesaj o mimariyi tasarlayan kişinin bana söylemek istediği şeydir.onu orada hissedebiliyorum artık.tasarım sürecinde mimara yardımcı olan kriterler onun planına yansımıştır aslında."yeni bir cumhuriyetin başkenti" sadece bunu düşünmek bile eminim ki o an çizilen çizgileri değiştirmiştir.mimariyi bir sanat eseri olarak görmek isteyişimin sebebi sanırım bende çocukluğumda bıraktığı etkilerindir.belki sizinde unutmadığınız bir köşe,bir yüzey,bir su borusu,bir kapı,merdiven... vardır.o unutulmayan yerlerde emek harcayan kişilerin bir mesajı vardır bence.şehir içinde büyüyen çocukların en çok zaman geçirdiği mekan okul ve evdir.aynı mimari de olduğu gibi yaşam alanlarında bulunan yüzeylerde bilinçaltımıza kazınmıştır.bir sandalye her zaman üzerine oturan bir şey gibi değildir.tabi ki şu anda bu kadar etkilenmezsiniz o sandalyelerden,sadece işinizi gören bir şeydir şu anda, en fazla seçici davranırsınız , alışkanlıklar geliştirirsiniz.fakat çocukken bu kadar kolay değildir işler.sandalyeye uçak indirirsiniz bazen,ya da arabalar gider sandalyenin kollarından,altına girmeye çalışırsınız,ona gerçekten bakarsınız.sandalyenin verdiği etki artık beyninizdedir ve unutulduğunu sansanız da orada kalacaktır.şimdi daha farklı bir yere geçelim sonra buraya bağlarız.

artan dünya nüfusuyla birlikte,insan ihtiyaçları da artmakda.bu ihtiyaçların karşılanabilmesi için üretim yapılmakta ve gün geçtikçe bu üretimin gücü arttırılmaktadır.üretim sonrası ürün pazara sunulmakta ve alıcısını bulmaktadır.burada şöyle bir durum var.üretim artan insan sayısına birebir karşılık vermek mi istiyor?yoksa daha fazlasını üretip,stoklayıp,pazara parça parça mı sürüyor? açıkcası birebir karşılığını vermediği kesin.artı değer.bir ürün üzerine harcanan enerjinin büyük bir kısmı pazarlama mantığına gidiyor. seri üretim, tasarımdan öte kısa zamanda daha fazla ürün elde etmek istiyor ve birbirine benzeyen insanlar olarak aslında bize kendimizi pazarlatmaya başlıyor.

tasarım eğer seri üretime uygun bir halde yapılırsa bu iyi ürün olarak değerlendiriliyor ve çoğaltılmaya başlanılıyor.işte çocuklarımız bu seri üretim malları arasında büyüyor, aldığı etkiler birbirine benziyor ve farkında oldukları, mesajsız tasarımlarla onlarda beklentisiz,hızlı,çok ama boş düşünen insanlar olmaya başlıyorlar.

çok kafa şişirmiyim devamı haftaya...

Hiç yorum yok :

smansk | kitaplık

2 yorum
+ isvecli tasarımcı Smånsk ait,logo birleştirmeleri andıran bir kitaplık tasarımı.Stockholm Mobilya Fuarından...

2 yorum :

portatif ahşap yatak

1 yorum

+ Netwer ,11 parçadan oluşan portatif bir yatak tasarımı.

1 yorum :

mutfak tasarımları

Hiç yorum yok
+ bulyhaup mutfak tasarımları...


+NYLoft’s küçük ama etkili; Pocket Kitchen

Hiç yorum yok :

ağaç evler

Hiç yorum yok

+ rkeys23_2 ,flickr da oluşturduğu hoş bir fotoğraf kolleksiyonu.
bir ağaç ev çocukluktan beri hayalini kurduğum bir şeydir.hatta anneannemin harmanındaki meyve ağaçlarında oynadığımız oyunlar geldi şimdi aklıma. şunu da söylemeden geçemicem.bir yakınımın olympos da bir miktar arazisi ve bu arazi üzerinde kendini çok güzel gösteren (büyüdüğü yeri çok sevdiği belli manzarasıda çok güzel:) ) bir kızılçam ağacı var.ağacın formu bilinen kızılçamlara çok fazla benzemiyor fakat 6 veya 7. metresinde bir elin avucunu andıran bir alan ve o alandan çıkan 4 tane dalı var.o ağacı her gördüğümde aklıma o alana bir ev yapmak geliyor.bu resimler sanırım biraz esin kaynağı olabilir bana da.

Hiç yorum yok :

bank veya koltuk

Hiç yorum yok


+Tasarımcı : Chih-Kang Chu (yankodesing)

Hiç yorum yok :

skorder - ayakkabılık

4 yorum

+ Tasarımcı : Johanna Eliason (MoCo Loco)

4 yorum :

rotermund - orta sehpa

3 yorum


+ Tasarımcı : ulf rotermund

3 yorum :

fuar haberleri - idecoist - woodworking show

2 yorum


mobilya fuarları açısından 2008 yılına hızlı bir giriş yapmıştık.bu haberler devam ediyor.biraz geç olsa da duyurulması yine de bilmeyenlere duyuralım.6 - 9 Mart tarihleri arasında İstanbul CNRExpo Fuar alanın da birbirinden farklı iki fuar gerçekleşicek.Bunlardan birincisi "idecoist", bu fuarı merakla bekliyorum çünkü dekorasyon ve tasarım a yönelik bir fuar olduğu iddasında.imob fuarı da bu iddaya sahip olsa bile genelde zaten bilinmiş firmaların alışılmış tasarımlarıyla dolu bir fuar olmuştu benim açımdan. fakat idecoist in sloganı şimdilik umutlandırıcı...
"yarının dekorasyon dünyasına hoşgeldiniz"


bir diğer fuar ise "İSTANBUL WOODWORKING SHOW 2008" (3.ağaç işleme makinaları kesici takımlar ve el aletleri fuarı).anlaşıldığı gibi daha mesleki bir durum söz konusu benim için.bu yüzden idecoist e katılıp sonrasında bu furaı gezmekte yarar var...

2 yorum :

dekorevi | resim - Lisa Hurwitz

Hiç yorum yok
ısınan havalar,öten kuşlar ve insanlar...
bahar tekrar çağırıyor.hoşbulduk...




+ art star gallery den lisa hurwitz...

Hiç yorum yok :